Okullar somurtkan binalara dönüştü. Öğrenciler kendi aralarında eğlenerek bu eksikliği gidermeye çalışıyor.
Eğitim ciddi iştir” diyerek okulları somurtkan binalara dönüştürdük. Öğrenciler kendi aralarında eğlenerek bu eksikliği gidermeye çalışıyorlar. Öğretmenler ise kahkahalarını öğretmen odalarına saklıyorlar.
Bir anı
Lise birinci sınıftaydım. Bir öğretmenimiz zil çaldıktan sonra koridor boyunca sınıfımıza doğru yürürken bir meslektaşıyla kahkahalar içinde sohbet ediyordu. Sınıfın kapısına geldiğinde, yüzündeki kahkaha ifadesi tümüyle gitmiş ve ciddiyet maskesini takmıştı. Unutamadığım bu davranışın nedeninin kontrolü kaybetme korkusu olabileceğini sonradan anlamıştım.
‘Öptüm türev’
Oysa dozunda mizahın standart başarı testlerinde dikkate değer yararlar sağladığını yüzlerce araştırma ortaya koymuş. Öğretmenler bu konuda çok yetenekli ve zengin fırsatlara sahipler. Örneğin bir öğretmenimiz, “Paralel kenar dikdörtgenin tokat yemiş halidir” derken bir başkası, limit-türev ilişkisi ile ilgili “Yaklaştım nefesini duydum limit, öptüm türev” diyerek derse ayrı bir tat katmaktadır. Biraz mizah herkesi rahatlatacaktır.
Sizden gelenler
ÖNEMLİ OLAN TÜRKÇE...
İlk defa 1. sınıf okutuyorum. Velilerim “Komşunun çocuğu okumayı öğrendi, benimki neden hâlâ öğrenemedi?” diyerek bana baskı kuruyorlar. Velilerimi nasıl yönlendirmeliyim acaba?
Okumak, ülkemizde sembolleri yani harfleri sese dönüştürmek olarak algılanıyor. Oysa okumak, okuduğunu anlamak ve anlam kurmaktır. Çocuklar okumaları konusunda acele ettirildiğinde problemin yöntemde ve materyalde değil de kendilerinde olduğunu zannetmektedir. Oysa birkaç ay daha baskı kurmadan geçse, anlayarak okumayı başarabilirler. Velilere, anlayarak okuma olmazsa, öğrencinin matematik problemlerini de yapamayacaklarını söylemeniz yeterli olabilir.
TEKNOLOJİ KORKUSU
Önümüzdeki yıllarda teknoloji kullanımı ve teknolojik araçlara ilişkin neler söylenebilir?
W. Bannis, abartılı bir şekilde “Geleceğin fabrikasında, bir adam ve bir köpek olmak üzere iki canlı çalışacak. Adamın görevi köpeği beslemek, köpeğin görevi adamın cihazlara dokunmasını engellemek olacak” diyor. Bu kadar olmasa da, teknolojiden korku bazen teknolojiyi dışlamaya neden olabilmektedir. “Eğer teknoloji bir öğretmenin önüne geçmişse, o öğretmen onu hak etmiştir” derler. Yetkin bir öğretmen buna izin vermez. İçerikle, işlenişle bütünleşmiş bir teknoloji her zaman güdülenmeyi arttırır. Elektronik tahtalar, kişisel cevap verme cihazları, tabletler ve iPad gibi araçlar yaygın ve deneme uygulamaları giderek artıyor. Ödev, proje, sınav vb. etkinliklerin bu araçlarla daha çok bütünleştiğini göreceğiz. Uzaktan öğrenmenin oranı artacak. Dünya tarihinde ilk kez bizim çağımızda çocuklar bazı konularda bizden daha çok şey biliyorlar. Teknoloji de bunlardan biri.Geri kalmak yok.
PROF. DR. ZİYA SELÇUK