8. Sınıfların Listesi.. 1. SINIF ÖĞRETMENLERİMİZ.. Kamp Ders Programı.. URFA GEZİSİ.. İSTANBUL ..... ORMAN HAFTASI.. NEVRUZ ŞENLİĞİ.. DEPREM ve YANGIN TATBİKATINDAYIZ.. HIZLI OKUMA SERTİFİKALARIMIZ.. BRANŞ GÜNLERİ BAŞLADI.. ! BİOS ! ( Bilim Olimpiyat Sınav.. Yine Biz BirİNCİYİZ !.. Bir Yazar Tanıdık!.. 5 ***** YILDIZLI KAMP.. Engelli Platformu.. İskenderun Gezisi.. 3D Sinema.. Karate ve Kort Tenisi.. İngilizce Kelime Yarışması.. ŞAMPİYON BİLİM KOLEJİ.. ANTALYA TEKRAR KAMPIMIZ 2012.. BİLİM KOLEJİ OKUYOR.. 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜM.. İLK YARDIM SEMİNERİ.. SAĞLIKLI YAŞAM SEMİNERi.. BİLİM KOLEJİ'NDEN YİNE %100 BAŞAR.. SBS DE 500 PUANIN ADRESİ BİLİM KO.. 4. BAHAR ŞENLİĞİMİZ .. BİLİM KOLEJİ KAYIT ÜCRETLERİ.. ÖĞRENCİ TAKİP HAVUZU SİSTEMİ SON .. ANNELER GÜNÜ OKULUMUZDA KUTLANDI..
 
Rehberlik Aktiviteleri

• Daha önce 2288 defa okunmuş
  » AİLE Mİ, OKUL MU?

Yüzyıllardır süregelen her alandaki teknolojik ve kültürel birikimin 21. Yüzyıla aktarıldığı şu günlerde, eğitim alanında halen bir takım kısır döngülerden kurtulamamaktayız. Özellikle ilköğretim seviyesinde yer alan öğrencilerde gözlemlenen çeşitli uyum bozuklukları, davranış bozuklukları ve istenilen davranış kalıplarının yetersizliği gibi sorunların, hem eğitim ortamını hem de eğitimcilerimizi yıprattığı apaçık ortadadır. Bu noktada ister istemez aklımıza şu sorular geliyor;

Öğrencilerimizde gözlemlediğimiz bu olumsuz davranışların nedeni nelerdir?

Veliler ve biz öğretmenler için bazen kabus halini alan olumsuz öğrenci davranışlarından nasıl kurtulabiliriz?

Eğitim bilimcilerimiz ve bu konularda söz sahibi olan otoritelerimiz bu sorulara yanıt arayadursun, müsadenizle, tam bu noktada konu ile ilgili kişisel görüşümü sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öğrencilerde gözlemlediğimiz uyum ve davranış bozuklukları (yalan söyleme, çalma, anti-sosyal kişilik, fobiler, şiddete eğilim, itaatsizlik, tırnak yeme gibi) ile beklenen düzeyde sosyal beceri azlığının nedenlerinin büyük oranda aileye dayandığı ortadadır. Çocuk ilk olarak ana-baba objesini tanımakta ve yakın çevrenin kültürel değerleri ile yoğurularak şekil almaktadır. İlköğretim çağına ulaşıp bizlerle yani eğitim camiası ile karşılaştığında, ailenin kültürel ve sosyal yapısı oranında, kullanacağım tabir uygun olursa, tezgahımızda hamur teşkil etmektedir. Sonuç olarak yanlış davranış kalıplarını kendisine benimseyebilir ve bunları normal olarak algılayabilir. Tüm bunlar ana babanın çocuğa uygun bir model olamayışı ve kendilerinde var olan yanlış düşünce ve davranış kalıplarını çocuğa aktarmasından kaynaklanabilmektedir. Tüm bu yanlışların ve istenmedik olayların önüne geçmek için çözümü şu anda değil, sorunun köklerinde yani geçmişte aramalıyız. Bu bağlamda sorunlu öğrenciler yetiştirmeye istemeyerek de olsa neden olan ailelerin yani temelde ana-babanın eğitimi günümüz şartlarında mecburiyet halini almıştır. Böylelikle yanlışlar daha oluşmadan çözümlenecek ve eğitim çağına taşınmayacaktır.

Bilinen bir örnek vardır, bisiklet binmesini bilmeyen biri ile yanlış bir biniş stiline sahip olan iki kişiyi ele alalım. Hangisine daha kolay bir biçimde bisiklet binmeyi öğretebilirsiniz? Evet, yanıtı siz de biliyorsunuz, tabi ki hiç binmeyi bilmeyen kişiye. Çünkü sadece doğruyu öğretirsiniz ve tek işlem yapmış olursunuz. Diğer durumda ise önce yanlış şekilde sürdürülen davranışı söndürmeli ve bunun yerine doğruyu öğretmelisiniz, yani iki işlem yapmalısınız. Biz öğretmenler olarak da, şu anki durumumuzun bahsettiğimiz örnekten pek bir farkı olmadığını düşünüyorum.

Her durumun belli ve gerekli bir takım kurallarının olması doğaldır. Bir bireyin otomobil kullanabilmesi için bu yeterliliğe sahip olduğunu simgeleyen sürücü ehliyeti gerekmektedir. Kaliteli ve istenilen değerlere sahip aile kurumlarının var olabilmesi için de, daha oluşum aşamasında bireylerden, yukarıdaki örneğe benzer bir takım yeterliliklerin aranması gerekmektedir.

Peki nedir istediğimiz?

Evlenmeyi kararlaştıran çiftlere daha aile kurumu oluşmadan gerekli eğitimin verilmesi amaçlı çalışmaları yürütecek eğitim kurumları yaygınlaştırılmalıdır. Verilen eğitim neticesinde bireylere sertifika verilmeli ve evlilik için gerekli belgeler arasında yer almalıdır. Dünyanın en zor mesleğini yapmaya soyunan bu insanlara, o mesleğin incelikleri ve püf noktaları hakkında bilinçlendirme eminim ki mevcut durumdan çok ama çok daha ileriye taşıyacaktır ailelerimizi. Yani bir nevi “olmazsa olmaz” düzeyinde konu hassasiyet ve önemle ele alınmalı, gerekli planlamalar yapılmalıdır. Çünkü ana-baba sorumluluğu o kadar da basit bir görev değildir. Verilecek eğitimin içeriğinde, eşler arası iletişimden tutun da çocuk eğitiminde temel olabilecek pek çok değerin bireylere kazandırılması amaçlanmalıdır. Bu eğitimler sayesinde gerek eşler arasında, gerekse ebeveynler ile çocuk arasında ileride yaşanabilecek muhtemel problemler en aza indirilebilecektir. Zaten günümüzde önleyici ve koruyucu eğilimlerin ne denli önemli ve gerekli olduğu yaşamın her alanında kabul edilen bir gerçek haline gelmiştir. Hastalanmadan sağlığın, yaşlanmadan gençliğin değerini bilmek kaçınılmaz bir gerçektir artık yaşamımızda. Günümüzde bu tip eğitim kurumları az da olsa faaliyet göstermektedir fakat toplumun geneline ulaşamamaktadır. Unutulmamalıdır ki bilinçli toplum bilinçli aileler ile teşkil edilir.

 İlker MAVİ

Psikolojik Danışman















 
Tasarım & Programlama : Kurumsal Bilişim
Toplam Tekil Hit: 28870
Toplam Çoğul Hit: 227707
Copyright © 2011 www.osmaniyebilim.k12.tr
Anasayfa - Bilim Koleji - Fiziki Yapı - Etkinlikler - İletişim